Ana Sayfa Tarih Erguvan En Asil Kefendir

Erguvan En Asil Kefendir

ERGUVAN EN SOYLU KEFENDİR

Bizans tarihinde 532 senesinde yaşanmış olan Nika ayaklanması esnasında, ölümle moru bağdaştıracak bir efsaneleşmiş var. Denilen o ki, otuz bin kişinin katledildiği bu ayaklanma esnasında İmparator Jüstinyen ümitsizliğe kapılıp İstanbul’dan kaçıp gitmek isterken karısı Theodora tarafınca şu sözlerle kalmaya ve savaşmaya ikna edilmiş; “Jüstinyen, gemilerin hazır, yeterince paran da var; istersen Konstantinopolis’i terk edebilirsin. Fakat ben hiçbir yere gitmiyorum. Benim inancıma nazaran erguvani imparatorluk pelerinini bir kez giyen tekrar çıkarmamalıdır; erguvan en asil kefendir”. Morlar içinde ölmenin istencinden olsa gerek, Jüstinyen kararını değiştirmiş; gitmemiş ve ayaklanmayı bastırmış…

Aradan 1000 yıla yakın bir vakit geçmiş ve 29 Mayıs, 1453 Salı günü, iki aya yakın devam eden kuşatmanın arkasından Fatih Sultan Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusu İstanbul’a girmiş. Rivayete nazaran, kendi askerleriyle beraber savaşarak ölen Konstantin’in cesedi, binlerce ölü Bizans askerinin arasından pembe çizmeleri yardımıyla fark edilmiş. Homeros’a nazaran Helenistik çağlardan beri “Tanrı gücüne haiz kralların rengi olan mor,” Bizans’ın aşılmaz denilen surlarını bu kez koruyamamış ve mor renk Osmanlı hâkimiyetine geçen İstanbul’da ekalliyetten çekilmiş.

İlginçtir, Bizans’ın kuruluşu olan ’11 Mayıs’ hem de İstanbul’da erguvan çiçeğinin açılış zamanı. İstanbul’un Osmanlı hâkimiyeti altına girmesi de, erguvan zamanında. Şu demek oluyor ki erguvan, tarihin her döneminde İstanbul’un simgesi olmuş, özdeşleşmiş.

Osmanlının renklerle düşünceleri ifade yöntemi, batı dünyasını daima şaşkınlığa uğratmış ve yol gösterici olmuş. Bir elin uzattığı çiçek kırmızıysa aşkı, beyazsa saflığı, pembeyse duyarlılığı, sarıysa da unutulmayı anlatırken, mor hep alçakgönüllülüğü ifade etmiş. Desenize, bu renk Bizans’tan Osmanlı payitahtına geçerken tam manasıyla zıt bir anlam üstlenmiş…

Latince adı ‘cercis siliquastrum’ olan Akdeniz tipli erguvan ağacı, Osmanlı’da baston yapımında kullanılmış, salatalar, erguvan çiçeği katılarak yapılmış. Şamanlar ise hastalıkları kovmak için erguvan kabuklarını kaynatıp içerlermiş.

Dikkatinizi Çekebilir;  Bursa Ulucamii

Roma ve Pers imparatorluklarının yanı sıra, İngiltere’de de mor renk kraliyet ailesini simgeler hale gelmiş. 1533 – 1603 yılları aralığında İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth, kendisi ve kraliyet ailesi haricinde kalanların mor renkte giysiler giymelerini yasaklamış. 1547 senesinde, 8. Henry tarafınca vatana ihanetle suçlanan Surrey Kenti kontu Henry Howard’ın dosyasında yalnız kraliyet ailesinin giyebileceği mor renkli elbiseler giydirilmiş olduğu de varmış. Kısacası İngiltere’de de mor rengin ayrıcalığı asla dinmemiş. Kıymeti hakkında bir düşünce oluşturmak için söylüyorum, 1558 – 1603 yıllarında İngiltere tahtında oturan 1. Elizabeth döneminde yarım kilo mor boyanın ederi 1,5 kilo altın kadarmış. Bu da bugünün altın fiyatlarıyla hesaplandığında 50 bin doların üstünde bir değere denk eliyor.

Dikkatinizi Çekebilir;  Türk Mitolojisinde Ruhlar
Önceki İçerikUmudunu Kaybetme
Sonraki İçerikDario Moreno ve Orhan Veli
Tunçer ŞENhttps://www.tuncersen.com.tr/
1980 Sakarya Adapazarı'nda doğdum..... 🙂 derken işte buradayım. TMMT Toyota Motor Manufacturing Turkey'de ISD'de (information system department) 8 yıllık görevimden sonra American LIFE Dil Okullarında Bilişim IT Uzmanı olarak görevime devam ediyorum. Hobi olarak yaptığım web site tasarım işlerimi, siz değerli dostlarımla tecrübe ettiğim tüm çalışmaları paylaşmak için web sitemle aranızdayım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Yazılar

Son Yorumlar