Azman Dede

0
37
Azman Dede
Azman Dede

SENDE AĞLA

Azman Dede Balıkesir`de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi’nin Mallıcaköyünden 104 yaşlarında idi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu,dev görünümüyle insan azmanı sayılmış hepimiz ona azman demeye başlamış, soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas adı adeta unutulmuştu.Seneler ilkin bir mahalli araştırma esnasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri destek oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söylemiş oldu. Sorduklarımı cevapladı . Söz Çanakkale`ye ulaştığında o koca yaşlanmış sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bizlere de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı :
-“Bir saldırı esnasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Fakat içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki derhal dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum.Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o ufaklıklara ulaştığında, o cıvıl cıvıl şarkı söylerek gelen çocuklar birden çakı şeklinde oldular. Yüzbaşı sordu; “Yavrum siz kimsiniz?”, içlerinden biri; “Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!..” diye yanıt verdi. Gönlüm akıverdi o ufaklıklara. Bu harp için oldukça küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. “Mermi bu şekilde basılır. Tüfek şöyleki tutulur. Süngü bu şekilde takılır. Düşmana şöyleki saldırılır!..” diye. Onları karşıma alıp tek tek gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık.Gün ışımadan birazcık dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafifçe aydınlanır şeklinde olunca hep yaptıkları şeklinde düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mermi düştüğünde minare şeklinde alevler yükseliyor birgün ilkin ölenlerin kol, bacak, el, ayak parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı. Bir ara yüzbaşı “Azman yandık!..” diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış şeklinde neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak şeklinde birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk kere karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü, ürkü meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş anlatmaya başladı!..
Annem beni yetiştirdi bu bölgelere yolladı.
Al sancağı teslim etti Tanrı’a ısmarladı
Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana
Baktım derhal birazcık sonrasında ona bir arkadaşı daha katıldı. Birazcık sonrasında biri daha… Marş bitiyor tekrardan başlıyorlar. Bitiyor tekrar söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak… Atak anı ulaştığında hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı . O an geldi. Birden yüzbaşı “Atak!..” diye bağırdı. Tüm bölük, tüm tabur, tüm alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, o çocuklar kurulmuş şeklinde siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makinalı yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül şeklinde yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Asla gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o ufaklıklara ağlıyorum!..”
Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim var ise ağlıyordu.Kahveci gözyaşları içinde bizlere çay getirdi. Eğildi; “Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk kere söyledi .” Dedi.

C. Bayar Üniversitesi Talebe Konseyi’nin hazırladığı Çanakkale adlı kitapçıktan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz